Eki 30 2007

Karınca ile Hz. Süleyman

Tag: GenelSinan Eldem @ 16:00

12885-karinca.jpgBirgün Süleyman Peygamber (a.s) bir karıncaya bir yıllık yiyeceÄŸini sorar, karınca da, “bir buÄŸday tanesini yerim” diye cevap verir.

Cevabın doÄŸru olup olmadığını kontrol etmek isteyen Süleyman Peygamber (a.s) karıncayı bir ÅŸiÅŸeye koyar. Yanına da bir buÄŸday tanesi koyarak hava alacak ÅŸekilde ÅŸiÅŸenin aÄŸzını kapatır. Ondan sonrada bir yıl bekler. Müddeti dolunca ÅŸiÅŸenin aÄŸzını açtığında bir de bakar ki karınca buÄŸday tanesinin yarısını yemiÅŸ,yarısını da bırakmıştır. Kendi kendine meraklanır acaba neden yemedi? bunun üzerine Hz. Süleyman (a.s) karıncaya buÄŸday tanesini tamamen neden yemediÄŸini sorar. hepsini oku…


Eki 19 2007

Ailede Stres ve Çözümleri

Tag: GenelSinan Eldem @ 08:25

54878.jpgAile terapistlerine en çok sorulan soru ÅŸudur: “EvliliÄŸin yıkılmasını neye baÄŸlıyorsunuz? Ekonomik sıkıntılar mı? KonuÅŸamamak mı? Parasızlık mı? Kıskançlık mı?..

“Uzun iliÅŸkiler karşı tarafın eksikliklerini abartır, üstünlüklerini küçümser.”

Aile terapistlerine en çok sorulan soru ÅŸudur: “EvliliÄŸin yıkılmasını neye baÄŸlıyorsunuz? Ekonomik sıkıntılar mı? KonuÅŸamamak mı? Parasızlık mı? Kıskançlık mı? Sadakatsizlik mi? İlgisizlik mi? EÄŸitimsizlik mi? KiÅŸilik çatışması mı?..”

Bunların çoğu birer belirtidir.Gerçek sebep sevgi , saygı ve güven bağlarını zayıflatan herhangi bir şeydir.Evliliği bir arada tutan harcın malzemeleri sevgi , saygı ve güvenden oluşur.

1- İLGİSİZLİK

Sevgi bir ateştir. Sürekli yakılması ve beslenmesi gerekmektedir. İlgilenilmediğin de ateş nasıl sönerse sevgi ateşi de öyle söner gider.

Sevgiyi ateşleyen birinci şey ilgidir. Ateşe değer vermektir, bakımını yapmaktır.

Herkesin yaÅŸadığı bir evi vardır. hepsini oku…


Eki 19 2007

Aklın giremediği son komünist kale: YÖK

Tag: YazılarSinan Eldem @ 08:17

autor_create_thumb3.jpgTürkiye’nin en gereksiz, en ayak bağı, en demode kurumu hangisidir diye sorulsa eminim toplumun yüzde 97’si YÖK diyecek.

Bir yığın kabiliyetsiz, bilgi ve düşünce üretmekten yoksun, intihallerle profesör olmuş, uluslar arası bilim camiasında hiçbir varlıkları olmayan bir yığın tufeyli toplanmışlar, ideoloji borazanlığı yapıyorlar.

Bu kurum, milletin ve devletin önünü tıkamış, içi cerahat toplamış bir ur gibi bünyeyi zehirliyor. Acilen neşter vurulmazsa tüm bünyeyi zehirleyecek bir ucube. Esasında, çöküş sürecine girmiş devletlerde böyle kurumlar hep vardır. Daha doğrusu devletleri ve milletleri bu tür kurumlar çökertir.

Bu kuramlara çöreklenenler, büyük büyük paralarla o önemli makamları işgal ederler, hiçbir şey üretmezler ve üretenleri ezerler, yok ederler.

Osmanlıyı da YÖK batırdı. hepsini oku…


Eki 18 2007

Gazeteci - Fıkra

Tag: KomikSinan Eldem @ 11:28

gazeteci.jpgÜlkede kriz baÅŸlayınca iki genç Türk gazeteci atmışlar kendilerini yurtdışına…

Bir iki hafta barlarda zaman geçirip, hayatın tadını cıkartmışlar. Sonra iş aramak için kapıları çalmaya başlamışlar. Bir gün, iki gün, bir hafta, iki derken, ümitleri iyice kırılmaya başlamış. O sırada bir ilanı görünce gözleri parlamış.

“Çiftlikte çalışacak işçi aranıyor.”

Koşarak gitmişler. Çiftlik sahibi, tepeden tırnağa süzmüş bizimkileri,sonra ellerine birer kürek tutuşturmuş,
büyükçe bir ahırın kapısına götürmüş. Günde üç öğün yemek, saati 5 Euro karşılığında, ahırdaki gübreyi,
50 metre ilerideki kuyuya taşımalarını istemiş. Yatacak yer de vermiş. Umutsuzluktan umuda ulaşan bizim Genç Türkler bir haftalık işi iki günde bitirivermişler. Ahır pırıl pırıl olmuş. Çiftlik sahibi ağzı kulaklarında, bizimkilerin çalışmalarından son derece memnun,
çiftlikte sürekli iş önermiş. Bizimkiler, bir daha sokaklara düşmemek için kabul etmişler.

Adam, bu sefer onları tavuk çiftliÄŸine götürmüş. Makinenin başına gelmiÅŸler, anlatmış olayı. hepsini oku…


Eki 05 2007

Arka TaÅŸ

Tag: EdebiyatSinan Eldem @ 19:36

friendship.jpgOrta Asya’ da savaşın ok ve yay ile yapıldığı dönemlerde Türk savaşçılar,arkalarından gelebilecek bir saldırıyı önlemek için,sırtlarını bir aÄŸaca, kaya veya taÅŸa vererek, ok atarlarmış. Atalarımız genelde bozkır hayatı yaÅŸadıkları için bu sırta dayanan nesne genelde bir taÅŸ veya kaya olurmuÅŸ. Yıllar sonra bu sırt dayanan taşın ismi ARKA-TAÅž veyaAzerbaycan’daki telaffuzuyla ‘ARKA-DAÅž’ ÅŸeklinde dilimize yerleÅŸti. Bugün bile güvenebileceÄŸimiz bizi arkadan vurmayacak olan, samimiyetine güvendiÄŸimiz kiÅŸilere verdiÄŸimiz isimdir. hepsini oku…


1 Sayfa1


Kapat
E-posta ile paylaÅŸ