Haz 18 2008

Muhteşem - Mehmet Avcı

Tag: ŞiirSinan Eldem @ 22:17

Sinan Eldem’e İthafen

/Aç koynunu, sarıl bana, üşüdüm, titreğim ve korktum biraz da,
Tenim öksüz;
Tüneller kazdım, firardayım; dönmem bir daha o girdaplı çıkmaza!/

Neredesin muhteşem?
Kalemimde tüy bitti seni yazmaktan!
Duyduğum azarlar dağ boyu birikti mabedimde
Seni bulmak içindi, ikindi sonrası çay sefası ustasız…
Saksılarda akşamsefası, sefasız!
Delirtme beni muhteşem, çık gel her neredeysen
Her ne cehennemdeysen!
Düş şiirimin rahmine aniden…

Artık daha fazla bekleyemeyeceğim, muhteşem
Geleceksen buyur işte sayfa, gir içine
Kendini satır arasına koy, koy gözlerine ustanın
Yoksa ben yine altında kalacağım mısraların
Muhteşem, bu kez de gelmediysen eğer, inan seni bu sayfada yakacağım
Adam çıldırmış, muhteşem
“Ağaç” yaz diyor, (AĞAÇ) yazdım işte!
Sonra “deniz” diyor, yüzme bilmem ki ben…
Çiçeklerden bahset diyor, gelincik görmüş geçen, kendi yazmıyor bana anlatıyor
Muhteşem, bu son şiirim inan sen yine gelmezsen!..
“At” diyor bana, bana demiyor da hani “atları da yaz, diyor, satır aralarına”
Bildiğim bir Hıdır dayı vardı, o da Askeriye’nin yemek artıklarını toplardı atıyla,
Onu da yazdım vallahi, hiç boşuna kızma usta…

/Gözlerimden olmadık yerde düşen bulut; düşen gökyüzü
Şiirim öksüz;
Solgun ağaçlar vazoda; babasını kaybetmiş suyun öksüzü…/

14.06.2008-Ağrı
Mehmet Avcı

Sesimden dinlemek için yazının devamını tıklayınız.
hepsini oku…


Haz 15 2008

Anladım - Can Yücel

Tag: ŞiirSinan Eldem @ 01:54

Bunca zaman bana anlatmaya çalıştığını,kendimi bulduğumda anladım.

Herkesin mutlu olmak için başka bir yolu varmış,

Kendi yolumu çizdiğimde anladım..

Bir tek yaşanarak öğrenilirmiş hayat, okuyarak,dinleyerek değil..

Bildiklerini bana neden anlatmadığını, anladım..

Yüreğinde aşk olmadan geçen hergün kayıpmış,

Aşk peşinden neden yalınayak koştuğunu anladım..

Acı doruğa ulaştığında gözyaşı gelmezmiş gözlerden,

Neden hiç ağlamadığını anladım..

Ağlayanı güldürebilmek,ağlayanla ağlamaktan daha değerliymiş,

Gözyaşımı kahkaya çevirdiğinde anladım..

Bir insanı herhangi biri kırabilir, ama bir tek en çok sevdiği

acıtabilirmiş,

Çok acıttığında anladım..

Fakat,hakedermiş sevilen onun için dökülen her damla gözyaşını,

Gözyaşlarıyla birlikte sevinçler terkettiğinde anladım..

Yalan söylememek değil, gerçeği gizlememekmiş marifet,

Yüreğini elime koyduğunda anladım..

”Sana ihtiyacım var, gel ! ” diyebilmekmiş güçlü olmak,

Sana ”git” dediğimde anladım..

Biri sana ”git” dediğinde, ”kalmak istiyorum” diyebilmekmiş sevmek,

Git dediklerinde gittiğimde anladım..

Sana sevgim şımarık bir çocukmuş,her düştüğünde zırıl zırıl ağlayan,

Büyüyüp bana sımsıkı sarıldığında anladım..

Özür dilemek değil, ”affet beni” diye haykırmak istemekmiş pişman olmak,

Gerçekten pişman olduğumda anladım..

Ve gurur, kaybedenlerin,acizlerin maskesiymiş,

Sevgi dolu yüreklerin gururu olmazmış,

Yüreğimde sevgi bulduğumda anladım..

Ölürcesine isteyen,beklemez,sadece umut edermiş bir gün affedilmeyi,

Beni afetmeni ölürcesine istediğimde anladım..

Sevgi emekmiş,

Emek ise vazgeçmeyecek kadar, ama özgür bırakacak kadar sevmekmiş…

Can Yücel


Haz 10 2008

Vuslat

Tag: ŞiirSinan Eldem @ 20:32

… Ve
İçimde çıkmaz bir sokağa koydum seni
Anne rahmine düşmüş cenin kadar çaresiz
Gecenin katranında kaybolmuş
… Adı aşk, yaşandıkça çoğalan
İçimin çağlayan nehirlerine sürüklenen bir aşk
… Sonra nefesimin cama vuran buğusunda gözlerin
Çimen yeşili ışıkta, karanlıkta yüreğimin elası
Kalemimde gökkuşağı…
Akortsuz bir ses, göğü yırtılmış gece
Acemi bir âşık usta ellerde yoğrulmayı bekleyen
Sinan Eldem, usta derdik biz, ustaoğlu usta
Baban da mı ustaydı kelimesi düşerken dilimden
İçinde babasızlığın yetim yalnızlığı
Neresinden bakarsan yalnızlık
Ve bütün ayrılık hikâyelerinin altında imzam
Elimde kalem, elimde romatizma kış ayazından
Dilimde küfür, dilimde çay tadı soba sıcağından
…sonra
Akşamüstü hüznü dökülen dallardan
Ekmek arası mutluluk iki dudağımın arasında
Her ayrılığın sebebi benim
Defter arasında unutulmuş vuslat
Bohçasını topladı yüreğim, tut elinden
Ki gördüğün her suret artık benim
Kimi sevsen ilmek olup dizilirim boğazına.
Paralama kendini, geçti her şey
Haydi, sen de topla yüreğini…

20.04.2008-Ağrı
Mehmet Avcı
hepsini oku…


Haz 09 2008

Bu Şarkı Bizim Olsun

Tag: ŞiirSinan Eldem @ 22:47

Sunu;
“Bu şarkı bizim olsun
Aşkıma Son Söz olsun
Gönlümün pınarında
Adın ceylanım olsun…”
Tugay Ören

Ellerim koynumda ellerini tutmaya hasret
Gözlerim yollarında ayak izine müebbet
Beni böyle bir çift göze mahkûm eden Kadınım
Gece üç beş nöbetlerinde yokluğun ki kasvet

Kalemi aldığımda elime SEN yazıyorum
Adınla anılan her şeyde doluyor gözlerim
Seni şarkılarda arıyorum şiirlerinde
Sinan Eldem’in yazdığı en güzel söz oluyorum

Yüreğimin şelalelerinden akan nehrim
En usta kanun en hicaz makamı vuruyor
Taş duvarlarla örülü yalnızlık şehrim
Helalim sensin ilacım sevdiğim zehrim

Bu şarkı burada bitmeyecek her dilde söylenecek
Söylendikçe adın anımsayacaksın küçük tebessümlerimi
Seni ne kadar sevdiğimi el âlem de bilecek
Bir sen bilmeyeceksin bu şarkıyı dinlerken
Bir sen bilmeyeceksin bu nağme her dilde inlerken…

27.05.2008-Ağrı

Mehmet AVCI
hepsini oku…


May 21 2008

Pıtté (Küçüğüm)

Tag: ŞiirSinan Eldem @ 21:39

/ Her ayrılık, failidir bir aşkın,
Her seven mağluptur gönül oyununda! /

Sustu, gecelerin demli sohbetleri
Artık sohbetler yok, uykum kaçıyor.
Hep derdin ya “kocamansın küçücük yüreğimde”
Üşüyor, donuyor duygularım senden boşalmış yüreğimde Pıtté!

Yanlış yolların yolcusuyduk,
Sonu belli bu yola gönüllü koyulduk.
Boşuna değildi, etine aşkın tırnaklarımızı geçirmemiz,
Leyla’dan Mecnun’dan beter sevmiştik.
Durup dururken yaşaran gözlerim sebepsiz değil,
Boşuna değil seni anımsadıkça içimin burkulması.
Ayrıldık Pıtté,
Biz ki, bunu hiç hak etmemiştik!

/ Acının lisanı yoktur,
Aşkın tarifi… Sendin Pıtté! /

Sesini gördüm, yüzün yasaktı,
Yüzünü gördüm, umut yasaktı,
Umudu gözlerinde gördüm,
Mutluluk bize çok uzaktı,
Yarın bize yasaktı, çok uzaktı Pıtté!

/ Sen bittin, ben bittim,
Bitmeler bitmedi Pıtté! /

Hâlâ, açılan her kapı bir gitmedir,
Çalınan her kapı zili seni götürmek üzeredir,
Ya gitmeler niçindir Pıtté?

Gözlerinde mayalanmış aşkın tadı buruktur,
Bundandır, yanaklarından süzülen yaşın ekşisi.
Geceleri uykulardan çığlıklarla uyanmak
Neyin nesidir Pıtté?

Susmalıyım burada,
Saklamalıyım bu aşkın kimliğini,
Küçücük ellerin ve kocaman gözlerini düşürdüğün bir yağmurun suretini
Giydirmeliyim sararan ufuklara.
Kokunla karışmalı bu aşkın masum silueti, yüreğin gibi aydın sabahlara
Elveda Pıtté,
Emanet ol Allah’a…

12.12.2005

Sinan Eldem
hepsini oku…


May 10 2008

Bir Nehrin Tükenişi

Tag: ŞiirSinan Eldem @ 22:47

hasretin kan çanağı gözlerinde oturuyorsun
seni soruyorum
hiçbir şey bilmiyorsun
*
hep bir çağlayan gibi senin sevdana aktım
sen ise sularını kaçıran bir nehir gibi uzaktın…
*
tükenişi bir aşkın
bir nehrin tükenişine benzer
ne deniz olabildin
ne nehir kalabildin…
*
kendin ol
kendin ol
sen buysan başkası ol!
*
buysan kederden öleceğim
başkası olursan da kimi seveceğim?

Yılmaz Odabaşı


May 05 2008

Bağlanmayacaksın Bir Şeye, Öyle Körü Körüne

Tag: ŞiirSinan Eldem @ 22:46

can_yucel_sinaneldemcom.jpgBağlanmayacaksın bir şeye, öyle körü körüne.
“O olmazsa yaşayamam.” demeyeceksin.
Demeyeceksin işte.
Yaşarsın çünkü.
Öyle beylik laflar etmeye gerek yok ki.
Çok sevmeyeceksin mesela. O daha az severse kırılırsın.
Ve zaten genellikle o daha az sever seni, Senin o’nu sevdiğinden.
Çok sevmezsen, çok acımazsın.
Çok sahiplenmeyince, çok ait de olmazsın hem.
Çalıştığın binayı, masanı, telefonunu, kartvizitini…
Hatta elini ayağını bile çok sahiplenmeyeceksin.
Senin değillermiş gibi davranacaksın.
Hem hiçbir şeyin olmazsa, kaybetmekten de korkmazsın.
Onlarsız da yaşayabilirmişsin gibi davranacaksın.
Çok eşyan olmayacak mesela evinde.
Paldır küldür yürüyebileceksin.
İlle de bir şeyleri sahipleneceksen,
Çatıların gökyüzüyle birleştiği yerleri sahipleneceksin.
Gökyüzünü sahipleneceksin,
Güneşi, ayı, yıldızları…
Mesela kuzey yıldızı, senin yıldızın olacak.
“O benim.” diyeceksin.
Mutlaka sana ait olmasını istiyorsan bir Şeylerin…
Mesela gökkuşağı senin olacak.
İlle de bir şeye ait olacaksan, renklere ait olacaksın.
Mesela turuncuya, yada pembeye.
Ya da cennete ait olacaksın.
Çok sahiplenmeden,
Çok ait olmadan yaşayacaksın.
Hem her an avuçlarından kayıp gidecekmiş gibi,
Hem de hep senin kalacakmış gibi hayat.
İlişik yaşayacaksın. Ucundan tutarak…

Can YÜCEL


May 04 2008

Gülüşün Eklenir Kimliğime

Tag: ŞiirSinan Eldem @ 12:40

cat-smile1.jpgGün biter gülüşün kalır bende
anılar gibi sürüklenir bulutlar
Ömrümüz ayrılıklar toplamıdır
yarım kalan bir şiir belki de

Aykırı anlamlar arayıp durma
güz bitip sular köpürür de
kapanmaz gülüşünün açtığı yara
uçurum olur zaman her gece

Her gece yeni bir savaş baslar
acı ses olur, ses deli yağmur

Sığındığım her yer adınla anılır
ben girerim sokağı devriyeler basar
Bir de gülüşün eklenir kimliğime.

Ahmet Telli


Nis 19 2008

Akrostiş

Tag: ŞiirSinan Eldem @ 22:33

akrostis_siir_se_3.jpgSunu:

Arada bir ağlamak için
Onu kocaman ellerimle sevdim.
Ölüm daha saçlarına gelmemişti Şarkısı-beyaz
Saçlarını koynumda saklıyorum
Arada bir ağlamak için.

Cemal Süreya

Gül’dü, dalına öykünen, pembeye çalıyor diye yeşili, katmerleşince ilkbaharın gündoğumunda.
Özünden gayrısını yadsıyan kangren bir gülüşle güldü, sonrası apansız sağanak…
Bu öykünün hiçbir yerinde tutulacak bir el, bakılacak bir göz için söz yoktu, yoktu infazın yargısı, olmamasının da olmadığı gibi,
Gözlerini besmele ile açan tuanaydı o, halbuki asena olabilmekti saklı isteği, (deşifre edilmiştir burada saklı bahçesi)
Gül’dü, dalına öykünen, pembeye çalıyor diye yeşili, katmerleşince ilkbaharın gündoğumunda.

Üzüntülerine yenisini katmaktan büyük zevk alır gibi sevgilerin tümünü reddetmeyi severdi,
Severdi, sevdiklerinden başkasını sevmemeyi ki bu yüzden bitmezdi savaşı ne dışındaki ne de içindekileriyle yaşamının.
Şairlerden Mehmet Avcı’yı en çok bu yüzden sevdiğimi anladım onda; değiştirebilme ihtimalinden beğenmediğim yerlerini, (değişime yazdıklarım burada değiştirememiş olmanın titrekliğinde)
İnadından geçilmeyen sıradağdı, bilmiyorum hâlâ içinde ne vardı,
Üzüntülerine yenisini katmaktan büyük zevk alır gibi sevgilerin tümünü reddetmeyi severdi.

Leylasını yitirmiş Mecnun gibi çöllerde aradığı kendiydi, bilmeden arıyordu ne aradığını, bulamayışı ondandı.
Yolunu kaybetmiş yolcu değil, kaybedilmiş yol olmak kolaydı onun için, kaybolunup savurmak; savururken dikenlerini, kanatmak rüzgârı, habersiz pervasızlığından…
Sebepsiz sandığı durmadan akan yaşlarının sebeplerini sorgulamaktan korkardı, korkardı bir sevginin korkan yanı olmaktan (habersizdi akan bir damla yaşının başka bir şehirde seller gibi çağladığından)
İşledim bu sevginin suretini Ulu Camii’nin mozaiklerine, geri dönen dualar hattatıdır artık zaman,
Leylasını yitirmiş Mecnun gibi çöllerde aradığı kendiydi, bilmeden arıyordu ne aradığını, bulamayışı ondandı.

Şenlik zamanlarında ilk yazların, yemenisini alıp ağlayacak şeyler bulmaya çıkardı, usta avcı sabrıyla yapardı bunu, pusuya yatardı acıya boylu boyunca.
Tadını çıkarırdı gülüşlerine sakladığı acılarının, artardı gülüşleri acısı yüreğine ve kahkahalarına bol geldiğinde, (çığlıkları ta uzaklardan kulaklarımı tırmalardı hıçkırıkları daralttığında boğazığını boğum boğum)
Kimsesizliğini, mutsuzluğunu saklamaktaki beceriksizliğini görmek için bilge olmak gerekmezdi,
Gerekmedi türkülerden başkası, başkaldırmak için içindeki çaresizliğe avuntu ararken sessizce.
Şenlik zamanlarında ilk yazların, yemenisini alıp ağlayacak şeyler bulmaya çıkardı, usta avcı sabrıyla yapardı bunu, pusuya yatardı acıya boylu boyunca.

En olmadık yerde dolardı içime, dolmaktan habersiz boşalırdı gecenin ortasında uykudan uyandırmaktan zevk alır gibi, tohumları talan ikliminin müjdecisiydi, tutanaksız ve yazgısız.
Susuzluktan çatlayan dudaklarımdan kaygısız dökülen sevda sözleri aşkın giriş katlarıydı, aşka çıkmayan sulardan geçti zaman,
Gördüklerinin körü, görmediklerinin şahidiydi aramızda uzanan,
Yollar artan bir kederin izdüşümüydü servis aracının camında buğulanan.
En olmadık yerde dolardı içime, dolmaktan habersiz boşalırdı gecenin ortasında uykudan uyandırmaktan zevk alır gibi, tohumları talan ikliminin müjdecisiydi, tutanaksız ve yazgısız.

Neresinden bakarsan bak aynı şeyi gösteren, katışıksız, yalansız, hilesiz, çocuksu bir gözyaşıdır kaybettiğimiz,
Bulmaktan, kaybetmekten mutsuz; gülü avuçlamakta cesaretsiz, taşımakta beceriksiz; yitirme ustaları, sığdık bir şiire ikimiz,
Çayı yarım şekerle içtiğini anımsatacak bu şiir, bu bile yeter bana; ipekböceği sabrıyla örerim ben sabrımı,
Artık hiçbir sevgide taraf olamayacak kadar yaralıdır düşlerim; onulmaz
Neresinden bakarsan bak aynı şeyi gösteren, katışıksız, yalansız, hilesiz, çocuksu bir gözyaşıdır kaybettiğimiz.

19.04.2008
Bursa

Sinan Eldem


Nis 16 2008

Pişmanlık

Tag: ŞiirSinan Eldem @ 10:28

uyoguzcan.jpgBeni seveceksen
İyi sev
Pişman et dünyaya geldiğime
Sevmeyeceksen
Zaten pişmanım demektir

Ümit Yaşar Oğuzcan


3 Sayfa123»


Kapat
E-posta ile paylaş