May 23 2008

Asla keşfedilmeyecek 5 bilinmeyen

Tag: İslamSinan Eldem @ 14:59

İnsan dehasının asla keşfedemeyeceği, akıl ve mantığının tıkanıp kalacağı bazı bilgiler vardır, diyen ünlü ilahiyatçı asla keşfedilmeyecek 5 bilinmeyeni yazdı. Beş bilinmeyen hangileri?

Mehmet Paksu’nun yazısı

“Hocam, bir radyo programında beş bilinmeyen diye bir şey duydum. Bu hangileridir? İnsanın bu bilgiler hakkında tahminde bulunması mümkün değil mi?”

İnsan dehasının asla keşfedemeyeceği, akıl ve mantığının tıkanıp kalacağı, elinin ulaşamayacağı bazı bilgiler vardır. Bunlara “gayb”, yani “sadece Allah tarafından bilinen şeyler” denir. Bu bilgilere kul ulaşamaz, bunlar bütünüyle Allah’a aittir sadece O bilir. Kur’an-ı Kerim ve hadis-i şeriflerde bu bilgiler “mugayyebât-ı hamse (beş bilinmeyen)” adıyla tanımlanır. Lokman Suresi’nin son âyeti bu “beş bilinmeyen” i şöyle anlatır: “Kıyamet gününün bilgisi Allah katındadır. “Yağmuru O indirir. “Rahimlerde olanları O bilir. “Hiç kimse yarın ne kazanacağını bilemez. “Hiçbir kimse nerede öleceğini bilmez.

“Muhakkak ki Allah her şeyi hakkıyla bilir, her şeyden hakkıyla haberdardır.” 1 Bu beş gayb bilgisini Peygamberimiz de şu şekilde belirtir: “Gaybın anahtarları beş tanedir ki, onları Allah’tan başka kimse bilemez. “Yarın ne olacağını Allah’tan başka hiç kimse bilemez. “Anne rahimlerinde neler bulunduğunu Allah’tan başka hiçbir kimse bilemez. “Yarın hayır ve şer olarak ne kazanacağını hiç kimse bilemez. “Ne şekilde öleceğini hiç kimse bilemez. “Yağmurun ne zaman yağacağını Allah’tan başka hiç kimse bilemez.”2

Gaybî bilgiler olarak anılan bu beş şeyi bilmek, onların ortaya çıkış zamanlarını belirlemek sadece Allah’a aittir. Allah bildirmedikçe bu bilgilere ne melekler ulaşabilir, ne de peygamberler vâkıf olabilirler. “Göklerde ve yerde olanların hiçbirisi gaybı bilemez, yalnız Allah bilir”3 âyeti de, hiçbir insanın gayb bilgilerine ulaşamayacağını anlatıyor. Ancak Cenab-ı Hak isterse bunları bir kuluna bildirebilir. Bu bilgi yoluna da din dilinde mucize ve keramet adını veriyor. Bu bilgiler Peygamberlere vahiy yoluyla, evliyaya da ilham yoluyla geliyor. Fakat gaybı bilmekle gaybe ait bilgiler hakkında tahminde bulunmak farklı şeylerdir. Yani bir kimse gaybe ait bilgiler hakkında tahmini olarak bir şeyler söyleyebilir, Bu tahminler bazen tutabilir. Ancak her tahmin gaybı bilmek anlamına gelmez.

Sahih-i Buharî’de yapılan bir açıklamaya göre; gayb ilmi bütünüyle Allah’a aittir Fakat gayb ait olan bir şey hakkında zanna, tahmine dayanarak konuşmanın bir sakıncası yoktur. Çünkü zan ve tahmin ne olursa olsun hiçbir zaman ilim konumuna gelemez, zaten tahmin kesin bilgi demek değildir.4 Fahreddin-i Razî ve Bedrüddin Aynî gibi tefsir ve hadis bilginleri, ayet ve hadiste geçen bu beş şeyin bilinmeyecek şeylerin başında geldiğini söylerler.

Bu arada Allah’tan başka hiç kimsenin bilemeyeceği daha birçok şeyin olduğunu da ifade ederler.5 Fahreddîn-i Razî buna örnek olarak, Nuh Tufanı olayında bir zerrenin geçirdiği aşamaları anlatır ve bunu Allah’tan başka hiç kimsenin bilemeyeceğini dile getirir. Ancak Aynî’nin de belirttiği gibi, ayet ve hadiste geçen bu beş gaybî şey, diğer gaybî şeyleri de kapsadıklarından özellikle söz edilmiştir. Bu beş gayb hakkında daha geniş açıklamaları ileriki günlerde vermeye çalışalım nasipse…

1. Lokman Suresi, 34.
2. Buharî, İstiska: 29.
3. Neml Suresi, 26.
4. Tecrid-i Sarîh Tercemesi, 3: 309.
5.. Tefsir-i Kebir, 25: 164.

Bugün

1 Puan2 Puan3 Puan4 Puan5 Puan (2 puan veren, ortalama: 5 toplam 5)
Yükleniyor ... Yükleniyor …

May 21 2008

Pıtté (Küçüğüm)

Tag: ŞiirSinan Eldem @ 21:39

/ Her ayrılık, failidir bir aşkın,
Her seven mağluptur gönül oyununda! /

Sustu, gecelerin demli sohbetleri
Artık sohbetler yok, uykum kaçıyor.
Hep derdin ya “kocamansın küçücük yüreğimde”
Üşüyor, donuyor duygularım senden boşalmış yüreğimde Pıtté!

Yanlış yolların yolcusuyduk,
Sonu belli bu yola gönüllü koyulduk.
Boşuna değildi, etine aşkın tırnaklarımızı geçirmemiz,
Leyla’dan Mecnun’dan beter sevmiştik.
Durup dururken yaşaran gözlerim sebepsiz değil,
Boşuna değil seni anımsadıkça içimin burkulması.
Ayrıldık Pıtté,
Biz ki, bunu hiç hak etmemiştik!

/ Acının lisanı yoktur,
Aşkın tarifi… Sendin Pıtté! /

Sesini gördüm, yüzün yasaktı,
Yüzünü gördüm, umut yasaktı,
Umudu gözlerinde gördüm,
Mutluluk bize çok uzaktı,
Yarın bize yasaktı, çok uzaktı Pıtté!

/ Sen bittin, ben bittim,
Bitmeler bitmedi Pıtté! /

Hâlâ, açılan her kapı bir gitmedir,
Çalınan her kapı zili seni götürmek üzeredir,
Ya gitmeler niçindir Pıtté?

Gözlerinde mayalanmış aşkın tadı buruktur,
Bundandır, yanaklarından süzülen yaşın ekşisi.
Geceleri uykulardan çığlıklarla uyanmak
Neyin nesidir Pıtté?

Susmalıyım burada,
Saklamalıyım bu aşkın kimliğini,
Küçücük ellerin ve kocaman gözlerini düşürdüğün bir yağmurun suretini
Giydirmeliyim sararan ufuklara.
Kokunla karışmalı bu aşkın masum silueti, yüreğin gibi aydın sabahlara
Elveda Pıtté,
Emanet ol Allah’a…

12.12.2005

Sinan Eldem
hepsini oku…


May 18 2008

Memati - Bu Sehir Girdap Gülüm

Tag: GenelSinan Eldem @ 02:09

bu şehir girdap gülüm
girdapta mehtap gülüm
feleğin bir suyu var
su değil kezzap gülüm

yezidin harcı zulüm
yiğidin burcu ölüm
feleğe dayandım gülüm
öldümde uyandım gülüm

Söz: Ömer Lütfi Mete
Düzenleme: Gökhan Kırdar
Solist: Gürkan Uygun (Memati)

Türküyü indirmek için tıklayın.


May 17 2008

Kadınların en belirgin özellikleri

Tag: GenelSinan Eldem @ 15:38

Hiç bitmeyen diyetler, sorular, ağlamalar… Genellikle de çok alış veriş yaptıkları konusunda şikâyet edilen kadınları, erkekler bakın başka hangi özelliklerle anıyor.

• Gerçek olmasa bile güzel olduğunu duymayı istemek
• İstedikleri bir şey de bile, en az üç kere hayır demek
• Hiç otuz yaşına girmemek
• Bir ortama girdiklerinde, diğer kadınlarla kendilerini kıyaslamak
• İsteği reddedilince, ağlamayı silah olarak kullanmak
• Ağlarken yalnız olmamak
• ‘Yok, bir şey’ derken, aslında çok şey anlatmak
• Terk edildiklerinde, sığınacak omuz aramak
• Aslında her şeyi hatırlasa da unutmayı kaçış yolu olarak görmek
• Daima rejim yapsa da bunu sadece kilo verdiğinde duyurmak
• Kilolarını, olduğundan eksik söylemek
• Bir ricada bulunacağı vakit, en tatlı gülümsemesini kullanmak
• En yakın kız arkadaşını sevgilisinden kıskandığı için sürekli onun dedikodusunu yapmak
• Konu aşk olunca, intikam almaktan hoşlanmak
• Yeteri kadar çantası ve ayakkabısı olsa bile, hep ihtiyacı olduğunu söylemek
• Alışveriş merkezlerinde, kendini kaybetmek
• Satın almayacağı bir şey için bile vitrin önlerinde vakit geçirmek
• Yol tarif ederken genellikle takı bulunan ellerini kullanmak
• Hep filmlerdeki gibi bir aşk istemek
• Kesin cevabı olmayan konular hakkında sorular sormak
• Haksız olduğu zamanlarda bile, duruma kendince nedenler bulmak

Derleyen: Semra Bulut


May 14 2008

Windows Vista Service Pack 1

Tag: GenelSinan Eldem @ 11:20

Windows Vista için yayınlanan Service Pack 1 (Hizmet Paketi 1) dün itibariyle Türkçe olarak yayınlandı, bugün güncelleştirmeleri denetleyen Vista’m hemen kendini güncelledi, resimdeki Service Pack 1 yazısı bunu ifade ediyor.

Güncellemeye ilişkin açıklamaların yayınlandığı Microsoft sayfasında Windows’un daha kararlı çalıştığı yazıyordu, şahsen şu anki çalışmasından memnunum, bakalım performansa bir etkisi olacak mı?


May 12 2008

Beni Düzgün Okur musun

Tag: GenelSinan Eldem @ 20:34

Bir ignliiz üvnsertsinede ypalın arşaıtramya gröe,

kleimleirn hrfalreiinn hnagi srıdaa yzalıdkılraı ömneli dğeliimş.

Öenlmi oaln brinci ve snonucnu hrfain yrenide omlsaımyış.

Ardakai hfraliren srısaı krıaışk oslada ouknyuorumş.

Çnükü kleimlrei hraf hraf dğeil bri btüün oalark oykuorumuşz.

Bakın nasıl da düzgün okudunuz, ilginç değil mi?

1 Puan2 Puan3 Puan4 Puan5 Puan (3 puan veren, ortalama: 5 toplam 5)
Yükleniyor ... Yükleniyor …

May 11 2008

Kocanız fazla bilgili olursa

Tag: KomikSinan Eldem @ 13:33

Karıkoca birlikte tatile çıkarlar. Gittikleri yerde kamp kurarlar.

Tatillerinin ikinci gününün akşamı güzel bir yemek yiyip uykuya dalarlar.

Birkac saat sonra kadın uyanır ve kocasını da uyandırır.Adam uyku sersemidir;

güzel bir rüyadan uyandırıldığı için de biraz kızgındır:

“Ne oldu? Ne istiyorsun?” diye sorar.

Yukarıya bak ve bana ne gördüğünü söyle.” Adam gökyüzüne bakar ve cevap verir:

-”Bunun için mi uyandırdın beni?.Baktım işte. Bir sürü yıldız görüyorum,ışıl ışıl parlayan milyonlarca yıldız.

Karısı tekrar sorar.Peki, bu sana neyi gösteriyor?

Artık iyice uykusu kaçan adam biraz düşünür ve cevap verir:

“Teolojik olarak Allahin kudretini ve kendi acizliğimizi görüyorum.

Felsefi olarak, evrenin sonsuzlugunu ve onun karşısındaki önemsizliğimizi görüyorum.

Astronomik olarak galaksilerin,yıldızların, gezegenlerin varlığını görüyorum.

Yıldızların konumuna bakarak saatin 3 olduğunu görüyorum.

Meteorolojik olarak da bugün havanın çok güzel olacağını görüyorum.

Niye sordun bunu bana?

Sana neyi gosteriyor?

“Necati, çadırımızı çalmışlar!!!”

1 Puan2 Puan3 Puan4 Puan5 Puan (3 puan veren, ortalama: 5 toplam 5)
Yükleniyor ... Yükleniyor …

May 10 2008

Bir Nehrin Tükenişi

Tag: ŞiirSinan Eldem @ 22:47

hasretin kan çanağı gözlerinde oturuyorsun
seni soruyorum
hiçbir şey bilmiyorsun
*
hep bir çağlayan gibi senin sevdana aktım
sen ise sularını kaçıran bir nehir gibi uzaktın…
*
tükenişi bir aşkın
bir nehrin tükenişine benzer
ne deniz olabildin
ne nehir kalabildin…
*
kendin ol
kendin ol
sen buysan başkası ol!
*
buysan kederden öleceğim
başkası olursan da kimi seveceğim?

Yılmaz Odabaşı


May 09 2008

Geleceğini Biliyordum

Tag: GenelSinan Eldem @ 13:38

Savaşın en kanlı günlerinden biriydi. Asker en iyi arkadaşının az ileride, kanlar içinde yere düştüğünü gördü.
İnsanın başını bir saniye siperden çıkaramayacağı gibi bir ateş altındaydılar.

Asker teğmenine koştu hemen:

- Komutanım, bir koşu arkadaşımı alıp geleyim mi?

‘Delirdin mi?’ der gibi baktı teğmen…

— Gitmeye değmez oğlum, arkadaşın delik deşik olmuş. Büyük olasılıkla ölmüştür bile. Kendi hayatını da tehlikeye atma sakın!

Ama asker o kadar ısrar etti ki, teğmen izin vermek zorunda kaldı.

- Peki, dene bakalım!

Asker yoğun ateş altında fırladı siperden ve mucize eseri, arkadaşının yanına kadar gitti, yaralı arkadaşını sırtlandığı gibi taşıdı. Birlikte siperin içine yuvarlandılar.

Teğmen koşup yaralıya bir göz attı ve nefes nefese bir kenara yıkılmış askere döndü:

- Sana hayatını tehlikeye atmaya değmez, dememiş miydim? Bu zaten ölmüş…

- Değdi Komutanım, değdi! dedi asker.

- Nasıl değdi, arkadaşın zaten ölmüş, görmüyor musun?

- Gene de değdi komutanım, çünkü yanına vardığımda henüz yaşıyordu…

Ve onun son sözlerini duymak, dünyalara bedeldi benim için…

Ve, hıçkırarak, arkadaşının son sözlerini tekrarladı: “Geleceğini biliyordum!”

GELECEĞİNİ BİLİYORDUM!

Kalbimizde ‘arkadaşlık’ denilen bir mucize var. Nasıl olduğunu, nasıl başladığını bilemezsiniz. Ama bunun özel bir armağan olduğunu, Allah’ın bir lütfu olduğunu bilirsiniz. Gerçekten de arkadaşlar nadide mücevherlerdir. Yüzünüzü güldürüp, başarmanız için cesaret verirler. Sizi dinlerler ve kalplerini açmaya hazırdırlar.


May 05 2008

Bağlanmayacaksın Bir Şeye, Öyle Körü Körüne

Tag: ŞiirSinan Eldem @ 22:46

can_yucel_sinaneldemcom.jpgBağlanmayacaksın bir şeye, öyle körü körüne.
“O olmazsa yaşayamam.” demeyeceksin.
Demeyeceksin işte.
Yaşarsın çünkü.
Öyle beylik laflar etmeye gerek yok ki.
Çok sevmeyeceksin mesela. O daha az severse kırılırsın.
Ve zaten genellikle o daha az sever seni, Senin o’nu sevdiğinden.
Çok sevmezsen, çok acımazsın.
Çok sahiplenmeyince, çok ait de olmazsın hem.
Çalıştığın binayı, masanı, telefonunu, kartvizitini…
Hatta elini ayağını bile çok sahiplenmeyeceksin.
Senin değillermiş gibi davranacaksın.
Hem hiçbir şeyin olmazsa, kaybetmekten de korkmazsın.
Onlarsız da yaşayabilirmişsin gibi davranacaksın.
Çok eşyan olmayacak mesela evinde.
Paldır küldür yürüyebileceksin.
İlle de bir şeyleri sahipleneceksen,
Çatıların gökyüzüyle birleştiği yerleri sahipleneceksin.
Gökyüzünü sahipleneceksin,
Güneşi, ayı, yıldızları…
Mesela kuzey yıldızı, senin yıldızın olacak.
“O benim.” diyeceksin.
Mutlaka sana ait olmasını istiyorsan bir Şeylerin…
Mesela gökkuşağı senin olacak.
İlle de bir şeye ait olacaksan, renklere ait olacaksın.
Mesela turuncuya, yada pembeye.
Ya da cennete ait olacaksın.
Çok sahiplenmeden,
Çok ait olmadan yaşayacaksın.
Hem her an avuçlarından kayıp gidecekmiş gibi,
Hem de hep senin kalacakmış gibi hayat.
İlişik yaşayacaksın. Ucundan tutarak…

Can YÜCEL




Kapat
E-posta ile paylaş